Meslekte Hiç Etik Değil !

Kaynaklarda etik kavramının çeşitli tanımları söz konusudur. Etik kavramının kökenine bakıldığında Yunanca “kişilik, karakter” anlamına gelen “ethos “ sözcüğünden türemiştir. Etik, insanlar arasındaki ilişkilerin temelinde yer alan değerlerin, ahlaki bakımdan iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olanın niteliğini ve temelini araştıran felsefe alanıdır.(Kotar,1997) Etiğin amacı ise doğruyu ve yanlışı ayırmak, iyi ve kötüyü özümseyebilmek ve ahlak kavramının özünü anlayabilmektir.

Etik, yapılacak doğru ile yapmaya hakkın olan arasındaki farkı bilmektir.(Anonim)

Meslek etiği; herhangi bir mesleği yürüten kişilerin, iş hayatında davranışlarda ve etkinliklerde uyması gereken kurallardır. İş dünyasında yaşanan olumsuzluklar insanları fazlaca etkilemektedir. Tam da bu noktada meslek etiği, o meslek grubuna ait kişilerin belli kurallar içerisinde kalmasını sağlar. Meslek etiğine ilişkin değer yargılarının yozlaşması (ayrımcılık, bencillik, rüşvet, yıldırma, taciz), bu sorunun kâle alınması gerektiğini arz etmektedir.

İşletmelerdeki meslek etiğine aykırı problemlerin bazılarına değinmek isterim:

Ayrımcılık : Ayrımcılık denince akla ilk gelen ‘’eşitlik’’ tir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 2. Maddesi gereğince cinsiyet, din, dil, ırk, renk gibi herhangi bir ayrıma dayanan ayrımcılık yapılamaz. Örneğin; kadın çalışanın düşük ücret alması, eski hükümlü ve engelli çalıştırılmaması, işe alımlarda erkek sayısının fazla olması ayrımcılığın göstergesi olabilir.

Yıldırma (Mobbing) : Psikolojik şiddet de denen yıldırma, kişiye yönelik olup taciz, rahatsız etme, kişiyi iş yaşamından soyutlaştırma maksadıyla yapılır. Örnek verecek olursak; çalışana ağır işler verilmesi ya da çalışamaz duruma düşürülmesi, alay etme, yok sayma, moral ve motivasyonu düşürecek eylemler çalışanlar için mobbing göstergesidir.

İş Yerinde Cinsel Taciz ve Kadınlara Yönelik Sorunlar: Literatürde cinsel tacizin pek çok tanımı yapılmıştır ve halen de yapılmaktadır. Hukuk uzmanı C. A. Mackinnon’a göre cinsel taciz, güçsüz grupların, bilhassa kadınların maruz kaldığı güç eşitsizliği olarak tanımlanmıştır. Türkiye’deki erkeklerin ataerkil kültürü benimsedikleri ve yoğun olarak iş ortamında kadınlara göre daha fazla bulunması sebebiyle işyerlerinde cinsel taciz vakıaları olmaktadır. Peki, sadece erkekler mi taciz eder? Tabii ki hayır, tacizin cinsiyeti yoktur. Cinsel taciz suçuna örnek olarak bir işçinin kendi cinsel isteklerini tatmin etmek amacıyla, çalışma arkadaşı istemediği halde ona sözlü sarkıntılıkta bulunması durumu verilebilir. Ayrıca samimiyeti aşan kelimeler ve cümleler, rızası olmadığı halde cinsel içerik paylaşımı gibi durumlar da işyerinde gerçekleşebilecek taciz durumlarına örnek olarak gösterilebilir. Türk Ceza Kanunu (TCK) md. 105’te bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Meslek etiğine uygun olmayan davranışların birkaçından bahsetmeye çalıştım. Daha iyi anlaşılması için örgütlerde etik kavramı ve önemi incelenebilir. Meslek etiğindeki değerleri anlamak için ise mesleğin gerektirdiği eylem ve davranışlara uygun şekilde hareket etmek, iş düzenini ve işin gerektirdiği kanunları gözeterek devam ettirmek ve ahlaki olmayan davranışlardan kaçınmak önem taşıyacaktır. Kötü davranış toprağa düşen tohum gibidir. Başlangıçta küçüktür, zamanla büyür ve gelişir, böylelikle de adım adım farkına bile varmadan bizi esiri altına alır. Hayatımıza dair anlamlı, derin izler bırakır. Çamurlu yollar gibi büyür, büyür, büyür… Temizlenmenin yolu da çamurda yuvarlanmak değildir. Yol göstericinizin sağduyu, yolunuzun ise güzel ahlak olması dileği ile.


Yolunuz güzel olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir