AUSCHWİTZ TOPLAMA KAMPI

Auschwitz – Birkenau

II.Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanya’sı tarafından kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampıdır. Kamp toplamda 3 bölümden oluşmaktadır. İlk önce kurulmuş olan ana kamp Auschwitz I  Polonya‘nın Kraków şehrinin 60 km batısında, küçük bir şehir olan Oświęcim‘in güneybatısında, Auschwitz II Oświęcim’in 3 km batısında Brzezinka (Birkenau) köyünde, I.G. FarbenKruppSiemens gibi fabrikalar için yapılan Auschwitz III ise Oświęcim doğusunda Monowice (Monowitz) köyünde inşa edilmiştir.

Bu kampa ( Birkenau ) 1,1 Milyonu Yahudi olmak üzere toplamda 1,3 Milyon insan yerleştirilmiş ve bu insanlardan toplamda ancak 200.000 kişi kurtulabilmiştir. Kampa getirilen kişilerden büyük çoğunluğu -yaklaşık olarak 900.000 kişi- direkt olarak gaz odalarına götürülüp, ardından vurularak öldürülmüşlerdir. Yaklaşık 200.000 esir ise yaşamaya elverişli olmayan bu kampta, açlıktan, kötü muameleden, hastalıktan veya deneylerde kullanılmaktan ölmüşlerdir.

Nazi Almanya’sının damga vurduğu ve hüküm sürdüğü 2.Dünya Savaşı öncesinde Auschwitz, yarısı Yahudilerden oluşan 14.000 kişinin yaşadığı küçük bir kasabaydı. Auschwitz ; Holokost sürecinde 2.Dünya Savaşı’ndaki Nazi dehşetinin adeta sembolü olmuştur. Bu kamplarda Yahudiler, Çingeneler ve eş cinseller olmak üzere Nazilerin düşman ilan ettiği gruplar başta olmak üzere 6 Milyon insan öldürülmüştür.

BÖLÜMLER
Soldan sağa doğru; Auschwitz II ( Birkenau ), Auschwitz I, Auschwitz III ( Monowitz )

Auschwitz I; ilk kurulan ve tüm bölümlerin yönetim merkezi olan bölümdür. Auschwitz II ( Birkanau ); çalışma ve imha kampı olarak düzenlenmiştir. Bu bölüm bünyesinde 6 gaz odası ve 4 ölü yakma tesisini barındırır.

Birkenau’da bir koğuş
Harabe haldeki bir gaz odası

Kampın yapımı sırasında 100.000’den fazla Sovyet esiri zorunlu olarak çalıştırılmıştır. Naziler, kampı kuracakları alandaki bölge halkını evlerini terk etmeye zorluyor; inşaat malzemesini tedarik etmek için bölgedeki evleri yıkıyorlardı. Kurbanlar kampa genellikle, hayvan taşımak için kullanılan vagonlarla getirilirdi. Kampa getirilen esirler, bazen doğrudan gaz odalarına gönderilir ve öldürülür; bazen ise hasta, zayıf, çalışamayacak durumda olanlar ayıklanırdı. Bu ayıklama işlemi caniliği ile tanınan kamp doktoru Josef Mengele tarafından yapılırdı. Ayıklama sonucunda hayatta kalanlar kampın yakınındaki işletmelerde çalışmak zorundaydılar. Bu konuda kampın girişindeki bir yazı dikkat çekmektedir: “Arbeit macht frei” yani; “Çalışma insanı özgürleştirir.” I.G. Farben ve ünlü Alman firması Krupp’un Auschwitz yakınında fabrikaları vardı ve bu fabrikalar tarafından çalışmak üzere esirler için kira ödenmekteydi.

Kamptan kaçmayı başaran iki esir Rudolf Vrba ve Alfred Wetzler, 1944 yazında kampın ayrıntılı bir planını hazırlayıp Almanya ile savaşan müttefiklere ileterek kampın deşifre olmasında büyük paya sahip olmuşlardır. Müttefikler kampın yakınındaki bazı fabrikalara hava saldırıları düzenlemiş ve büyük maddi zararlar vermişlerdir.

1945 yılının başlarında 60.000 kişi kamptan çıkarılarak batıya doğru adeta tehcire zorlanmıştır. Bu yürüyüşe katılamayacak kadar hasta veya güçsüz olanlardan bazıları vurularak öldürülmüş bazıları ise kamp alanında kalmıştır. Ocak ayı sonunda Sovyet Birlikleri kampa girdiğinde birçok tutuklunun tıbbi yardım olmadığından ve güçsüzlükten öldüğünü görmüş ve hayatta kalan esirlerin ise bakımlarını yapmışlardır. Kamplarda 1 milyondan fazla giysi, yaklaşık 45.000 çift ayakkabı ve 7 ton insan saçı bulunmuştur.

Auschwitz, 1979 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmıştır. Yazımı bitirmeden önce bu kan dondurucu kampın hikayesiyle ilgili izleyebileceğiniz bazı filmlerden bahsetmek isterim: 2015 yapımlı ‘Remember’ ( Hatırla ), 2014 yapımlı ‘Labyrinth of Lies’ ( Yalan Labirenti ), 1997 yapımlı ‘ La Vita é Bella ‘ ( Hayat Güzeldir ), 1993 yapımlı ‘Schindler’s List’ ( Schindler’in Listesi ). Bunların yanı sıra bu konu hakkındaki okumalarınızı Auschwitz mağduru Tadeusz Borowski’nin ‘This Way for the Gas, Ladies and Gentlemens’ ( Böyle Buyrun Gaza Bayanlar Baylar ) adlı kitabıyla sürdürebilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir